21 Ekim 2012 Pazar

Kompakt Caz Orkestrası

Merhaba dostlarım!

Ben bu blog işini beceremiyorum sanırım. Yazı yazma işini düzene oturtamadım hala, ama güzel, ışıltılı ve eğlenceli bir geri dönüş yapacağıma inanıyorum bu yazıyla. Üzerinde konuşmaya ve dinleyip keyfini çıkarmaya değer bir grup bugünkü konuğum. Önceki yazılarımdan birinde elektronik müziğe önyargınız varsa kırmak istediğimi söylemiştim, bu da elime geçen ilk fırsat sanırım.

Bahsetmek istediğim ikili İsveç'ten: Koop. Yaptıkları müzikten biraz bahsetmek gerekirse, elektronik-caz diyebiliriz. Hatta acid jazz diyebiliriz. Bu türü de kısaca cazın elektronik müzikle birleşmesi olarak açıklayabiliriz sanırım. Doğal olarak yeni bir akım; 80ler-90lar civarı ortaya çıkmış. İyi ki de çıkmış.

Koop kendi yaptıkları müziği “romantic swingtronica”  (Swingtronica = Swing + Electronica) olarak tanımlamaktan pek hoşlanırmış. Bir yazımı da Swing müziğe ayırmak istiyordum, bu da bahanesi olsun :)

Bu sıkıcı kısımları geçecek olursak, Koop'u diğer gruplardan ayıran bir özelliği var: Dışarıdan çok iyi bir caz grubu gibi müzik yapıyorlar ama aslında yaptıkları müzik dev bir yap-boz gibi. Şarkıların tamamını "Sample" kullanarak oluşturuyorlar. Yani, eski caz kayıtlarından bir sürü, binlerce küçük parçalar, numuneler (sample) alıyorlar: davullar, klarnet, kornet vs. Ve bu minicik parçaları bir araya getirip olağanüstü bir kolaj çıkarıyorlar ortaya. Bu yüzden Koop'un bir albüm yayınlaması yıllar sürüyor. Ama ortaya çıkan olağanüstü kayıtlara değiyor doğrusu. Şarkılardaki vokaller hariç, her şey sample'ların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Bunu bilerek dinleyince insanın başı daha bir dönüyor sanki. Soul for Sahib adlı şarkılarında ne kadar etkileyici bir iş çıkardıklarını görebilirsiniz.

Yaptıkları iş zor olduğu için takdir edilmelidir gibi bir iddiam yok bu arada. Fakat kompozisyonları çok başarılı ve dinlemekten gerçekten keyif alabileceğiniz şarkılar. Tüm albümlerinde farklı birkaç vokalle birlikte çalışmış Koop. Bu güzel insanlara dikkat etmeye değer. Bunlardan biri de Ane Brun. Koop Island Blues şarkısında duyduğumuz vokal ona ait. Vokal dışında duyduğunuz kısım da iki kişinin eseri. Bir de canlı olarak bu şarkıyı dinlediğimizi düşünelim, şuradaki gibi kalabalık bir sahne olacağı kesin. Merak edenler için Ane Brun'un sahnesi de böyle. Bu performansını oldukça beğeniyorum.

Bu kadar neşeli ve parlak şarkıların yanında karanlık sayılabilecek, ilginç çalışmaları da var. En sevdiklerimden biri de ilk albümlerinden Psalm adlı şarkı. Denemeye değer olduğunu düşünüyorum.

Son olarak iki güzel şarkılarını paylaşmak istiyorum sizinle. İlki, en sevdiğim Koop şarkılarından biri olan Tonight. Vokaller Mikael Sundin'e ait.


Koop - Tonight


İkincisi de gerçekten çok başarılı bir şarkı: Forces... Darling. Vokaller Earl Zinger ve (eğer yanlış duymadıysam) Yukimi Nagano'ya ait. Bu şarkıyı farklı bi seviyorum. 


Koop - Forces... Darling


Devamını merak edenler Myspace sayfalarından grubu takip edebilirler.

Umarım keyifli bir cumartesi gecesi müziği olmuştur, sevgilerimle!




6 Ekim 2012 Cumartesi

We Weep With The Earth...

Merhaba dostlar!

Yine sizinle paylaşmak için sakin ve hüzünlü şarkılarım var. Sürekli müzik dinleyip ağlamıyorum ben bu arada. :D Her ne kadar blogta yazdıklarımı düşününce inandırıcı gelmeyecek olsa da söyleyeyim dedim. Yine çok neşeli bir yazı hazırlamamama mazeret olsun diye böyle bir giriş yaptım =)


Bugün bahsetmek istediğim grup Novemthree. Amerika çıkışlı yeni nesil folk müzik yapan bir grup. Yaptıkları müzik için "meadow folk, naturalistic folkism" (çayır folk, natüralist folk) ifadelerini kullanmışlar. İsimlere pek takılmayalım tabi. Grup hakkında ne yazık ki fazla bir bilgim yok. Canlı görme fırsatını da bulamadım, aramızda okyanus var zira. Şarkılarını Myspace ve Soundcloud üzerinden dinleme şansınız var. Albüm duyuruları vs gibi bilgileri de kendi internet sitelerinden ve Facebook'tan takip edebilirsiniz.


Doğayla iç içe olmaya çalışan bir grup Novemthree. Daha doğrusu onun bir parçası olduğunu bilen bir grup. Ve belki de en nankör parçası olduğunu bilen.. "We weep with the earth..." (Dünyayla beraber ağlıyoruz.) diyorlar bize. Şarkılarını dinleyince doğru söylediklerini anlıyorsunuz. Belki de bu grubun şarkılarına kadar, bu cümleyi görene kadar doğanın mutsuz olabileceği ihtimalini düşünmemiştim. Doğa güçlüdür çünkü. Güçlüdür, bilgedir, doğa ana yavrularını hep korur ve bu yüzden güçlüdür vb sözler sarmış dört bir yanımızı. Farklı kültürlere göre içeriği değişse de ana fikir olarak doğanın isterse bizi bir günde yok edebilecek kadar güçlü ama bir o kadar da sabırlı olduğu anlatılır, buna inanılır. Doğa güçlü müdür gerçekten? Belki de öyle. Ama bu dünya üzerindeki tüm canlılar olarak eğer doğanın çocuklarıysak, yaşlı annemiz gerçekten üzgün olsa gerek.. Her gün şahit olduğu ölümler, felaketler, ihmaller.. Kırılan her dal, ölen her serçe, zehirlenen her metreküp hava.. Hem bazı felaketlerin sebebi olup hem de sonuçlarına üzülmek de zor olsa gerek. Henüz uğrayamadığımız, beton götüremediğimiz soğuk ormanlara kulak verebilirsek belki duyabiliriz onun sesini. Bu şarkılar da o hüznü paylaşan sessiz, sade fon müzikleri olarak gelir kulağımıza bir yerlerden.

En sevdiğim iki şarkılarını paylaşmak istiyorum izninizle.


Novemthree - Ashes




Novemthree - Blood Red Bird

Keyifle dinleyin dostlarım.

Görüşmek üzere!

4 Ekim 2012 Perşembe

TKDE


Uzun zaman oldu yine ben yazmayalı. Bu sefer bahsedeceğim grubu özenle seçtim dostlarım.

Geçenlerde fark ettim ki, bu blogta tamamen risksiz gruplardan ve müziklerden bahsediyorum. Dingin, yumuşak, herkesin rahatça dinleyebileceği, deneysel olmayan, herkese az ya da çok hitap edebilecek şarkılar.. Sanırım beğenilmek uğruna elim hep böyle müziklere gitti :)

Bu durumu değiştirmek istiyorum ama. Dinledikçe ve beğendikçe başkalarıyla paylaşmak istediğim müziklerin olduğu bir blog olsun istemiştim; en sık dinleyip en çok beğendiklerime yeterince yer vermezsem olmaz.

Bu sebeple bu yazı için ideal bir grup seçtiğime inanıyorum. Örgüt adı gibi görünen yazı başlığı da grubun kısa adı: The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble.

Önce yaptıkları müzikten biraz bahsetmek gerek sanırım. Tür isimleri çok önemli değil tabi, kalıplara sokmasak da olur ama "ben bunu beğendim" derseniz benzer müzikleri ararken kolaylık sağlayabilir en azından ;) TKDE, isminde var olan Dark Jazz (Karanlık Caz) türünde müzik yapıyor. Cazın bir alt türü diyebiliriz bu türe, ama tek başına caz olarak nitelendiremeyiz. Bu bir fusion (birleştirme). İki ya da daha fazla türü bir araya getiren müzik türüne fusion diyoruz kısacası. Caz müziğiyle, elektronik müziğin türlerinden olan down tempo, ambient gibi türleri birleştirmiş bir dal Dark Jazz. Tabi ki ismindeki Dark'ın (karanlık) hakkını verecek bir havası var. Karanlık, bazen depresif ve mistik.

Hemen örnekle açıklamak gerekirse ilk albümlerinden The Nothing Changes ideal bence. Hemen ardından da Adaptation of the Koto Song.

Neyse, ne diyorduk? Elektronik müziğe ne derece önyargılı yaklaşırsınız bilmiyorum. Öyleyse de bu blogta bunu kırmak için elimden geleni yapacağım :D Yine de bu grubun tamamen elektronik ortamda müzik yapmadığını belirtmem gerek. Bazı müzikseverler için bunun önemli bir kıstas olduğunu biliyorum. Konserlerinde de mümkün olduğunca organik performanslar sergilemeyi tercih ediyorlar. 

2000 yılında Hollanda'da kurulmuş bu grup, ilk olarak var olan sessiz filmlere müzik yapmak için bir proje şeklinde ortaya çıkmış. Kullandıkları enstrumanlar davul, trombon, piyano, flüt, çello ve keman. Bunlarla beraber bas, vokaller, ritmler ve tabi elektronik öğeler var. Facebook sayfalarında "Hayali filmler için soundtrack" yaptıklarını söylüyorlar. Örneğin:


The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble - Amygdhala


Sizinle son olarak paylaşmak istediğim şarkıları Pearls for Swine. İki sebebi var: Birincisi, bu grubu bu şarkılarıyla tanıdım :) İkincisi, bu sefer risksiz bir şarkı paylaşmak istemiyorum. Sevmeyenler için yorucu olabilecek elektronik kısımlarına rağmen bu şarkıyı seçmeyi uygun gördüm. Yine de beğenileceğinden umutluyum.


The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble - Pearls for Swine

Keyifli dinlemeler!

Aa unutmadan! The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble 10 Ekim'de İstanbul'da! Heyecandan yazmayı unuttum sanırım :D Eğer sevdiyseniz canlı canlı dinleme fırsatı kaçmaz bence. Akbank Caz Festivali kapsamında geliyorlar. Biletler için: http://www.biletix.com/etkinlik/NC030/ISTANBUL/tr

Hepinizi bekliyorum, sevgilerimle!